|
Tüberküloz ya da halk arasında verem (ince hastalık) olarak bilinen ve
her yaşta görülen bu hastalığın ,ağır ve ciddi sonuçları
olabilmektedir. Damlacık enfeksiyonu şeklinde solunum yoluyla giren
mikrop,akciğerlere yerleşmekte ve oradan da beyin zarına ,kemik iliğine
ve lenf bezlerine yayılabilmektedir. Bu durum özellikle çocuklarda
ölüme kadar gidebilen çok ağır tablolar oluşturmaktadır. Tedavisinin
çok uzun süreli olması ve bir çok ilacın bir arada kullanılmasının
gerekliliği ise hastalığın bir başka yönüdür. Verem hastalığı ,iyileşme
sonrasında bile yaşam boyu süren solunum sistemi bozuklukları,zeka
geriliği ve sakatlıklar gibi çok önemli kalıcı hasarlara neden
olabilmektedir.
Verem aşısı ( bcg )
Verem aşısı ( bcg ) doğumdan sonra 3. Ay içerisinde tek doz şeklinde
uygulanmalıdır. Daha sonra ,ilkokul 1. Ve 5. Sınıflar ile lise 3.
Sınıflarda bcg aşısı hatırlatma ( rapel ) dozu yapılmalıdır. Aşı omuz
bölgesinden cilt içine özel bir iğne ile uygulanmaktadır. Aşı yerinde
2-4 hafta sonra hafif bir yara oluşmakta ve bu yara kendiliğinden
iyileşmektedir. Bu durum genellikle tedavi gerektirmemektedir,ancak bir
hekimin tavsiyesinin alınmasında fayda vardır.
|
|
|
Su çiçeği döküntü ile karakterize,ciltte kalıcı sorunlar yaratan ve izler bırakan bulaşıcı viral bir hastalıktır.
Su çiçeği genellikle hafif seyirli bir hastalık olmakla birlikte hem
erişkinler hem de çocuklarda aşağıdaki komplikasyonlara yol açabilir :
Ciltte bozukluk ve izlere yol açan süperenfeksiyonlar ( Özellikle yüzde
oluştuğunda rahatsız edici olan kalıcı bozukluk ve izler).
Hastanede tedavi gerektiren zatürre, ensefalit.
Bazı vakalarda ölümler.
Su Çiçeği nasıl bulaşır?
İnsandan insana soluma, öksürme ve hapşırma yoluyla.
Su çiçeği döküntüleri çok bulaşıcı olduğu için hastayla doğrudan temas yoluyla.
Çocukların kreş, okul, vb. toplu bulundukları ortamlarda bulaşma çok hızlıdır.
Su çiçeği ne zaman bulaşır?
Döküntülerin ortaya çıkışından 2 gün önce ve 4-5 gün sonrasına kadar
hastalık bulaşıcı durumdadır. Döküntülerin görülmesinden 2 gün öncesine
kadarkarakteristik klinik belirtiler görülmediğinden su çiçeğinin
bulaşması kolay ve sinsi bir süreç izler.
Su çiçeğinin belirtileri nelerdir?
Su çiçeği belirtileri, hasta ile temastan 14 ile 16 gün sonra
ortaya çıkmaya başlar. Döküntüden 1-2 gün önce baş ağrısı, ateş, karın
ağrısıve halsizlik görülür. Kızarıklıklar kafa derisi, yüz ve gövdenin
üst kısımlarından başlayıp daha sonra kol ve bacaklara yayılır.
Su çiçeğine karşı korunmanın yolu nedir?
Su çiçeği’ nden korunmanın yolu su çiçeği aşısı
olmaktır.Aşılama, çocuk ya da erişkinlerin bu hastalığa karşı
korunmasında son derece etkin ve güvenilir bir yoldur.
Su çiçeği aşısı hakkında bilinmesi gerekenler:
Su çiçeği aşısı, etkin bir bağışıklık ve aşılanmış kişilere uzun
süreli koruma sağlamaktadır. Güvenilir ve iyi tolere edildiği
kanıtlanmış olan bu aşı 12 aylıktan başlamak üzere her yaştaki insana
uygulanabilir.
Aşılanmanın avantajları nelerdir?
Hastalığın geçirilmesi engellenerek: Yara izleri,
süperenfeksiyon gibi cilt bozuklukları yanında hayati tehlike
yaratabilen diğer komplikasyon risklerini ortadan kaldırmak,
Karantina, okula devamsızlık ve işgücü kayıplarını önlemek,
Su çiçeği geçirmemiş çocukları, doğurganlık çağındaki kadınları ya da
çocuk sahibi anne ve babaları korumak.
|
|
|
Tanım
Kızıl, çocuğun bütün derisinde özgün bir kırmızımsı-pembe döküntü
oluşturan, oldukça yaygın bir çocukluk hastalığıdır. Boğaz ağrısına da
yol açan streptokok bakterilerinden yol açtığı kızıl, kolayca tedavi
edilen bir hastalıktır.
Nedenleri,Görülme sıklığı,Risk faktörleri
Kızıla yol açan bakteri, aynı zamanda bademcik iltihabına ve birçok
boğaz ağrısına da yol açan streptokoklar grubundandır. Kızıl
hastalığından sorumlu olan streptokok türü boğaz ve bademciklere
yayılarak, çoğalır. Bakteriler çoğalmaları sırasında toksin üretirler
ve bu toksin biriktikçe, kan dolaşımı aracılığıyla bütün bedeni
etkilemeye başlar. Bakteriler öksürük ve hapşırmayla, ayrıca
enfeksiyonu taşıyan insanlarla temasla bulaşabilir. Bedene
girmelerinden sonra, kuluçka dönemi altı gün kadar sürer.
Belirtiler
En kötü biçimiyle kızıl, çocuğun ateşinin apansız çok fazla
yükselmesiyle başlar; ayrıca çocuk kızarır, boğazı ağrır, bademcikleri
şişerek kızarır ve beyaz bir zarla kaplanır. İkinci gün, yüzü kırmızı
bir renk alır ve döküntü bedenin her yerine yayılır. Kabarık lekeler,
deriye benekli bir görünüm verir.
Başlangıçta dil beyaz ve kaba tüylü bir görünümdedir; hastalık
ilerledikçe kırmızı lekelerle kaplanmaya başlar ve kızıl hastalığının
niteleyici görünümü olan “çilek dil” görünümünü alır. Çocuk kendini son
derece kötü ve bitkin hisseder, iştahı son derece azalır. Ama döküntü
soldukça, kendini daha iyi hissetmeye başlar. Derisi ve dili normale
dönmeden önce, altı hafta kadar soyulur; bununla birlikte hastalığının
başladığı günden bir hafta ya da on gün sonra iyileşir.
Tedavi
Tedavide genellikle streptokokları öldüren penisilin kullanılır.
Hastalığın hafif geçtiği çocuklarda bile mikropların üreme şansı
kalmaması ve çocuğun enfeksiyonu başkalarına bulaştırmaması için,
birkaç gün süreyle penisilin tedavisi uygulanır. Hasta çocuk yatak
dinlenmesine alınır; ateşi yüksekse, düşürmek için bedenin günde birkaç
kez ılık suya batırılmış süngerle silinmesi gerekir. Terleme yoluyla
yitirdikleri beden sıvılarını karşılamak ve su yitimine uğramalarını
önlemek için bol sıvı içirilmelidir. Sulandırılmış meyve suları içtiği
sürece, iştahsızlığı karşısında herhangi bir kaygıya kapılmaya neden
yoktur.
Komplikasyonlar/Riskler
Kızıl genellikle, normal evrimini tamamlayarak hiçbir soruna yol
açmadan kısa sürede iyileşir. Tedaviye hemen başlanılmaması, yani
streptokokların çoğalarak yayılmalarına olanak verilmesi durumunda,
ortaya çıkabilecek ikinci enfeksiyonlar arasında ortakulak iltihabı,
bir çeşit böbrek iltihabı ve romatizma sayılabilir. Romatizma ve böbrek
iltihabı ciddi hastalıklardır.
|
|
|
Kızamıkçık,damlacık enfeksiyonu yoluyla insandan insana bulaşan ve
ateş,boğaz ağrısı ve vücutta bir kaç gün süren deri döküntülerine neden
olabilen bir hastalıktır. Hastalık yuva,kreş ve okul gibi kalabalık
ortamlarda çok kısa sürede bulaşabilmekte ve çocuklarda genellikle
hafif geçirilmektedir. Hastalık ergenlik çağında ve erişkinlerde daha
ağır seyretmektedir. Birçok genç erişkinde ve büyükte kızamıkçık
enfeksiyonu sırasında büyük eklemlerde ağrı ve kızarıklıkla seyreden
eklem iltihapları görülür. Eklem sorunları kısa sürede geçer ancak
nadiren kronikleştiği de olur.
Kızamıkçığın en önemli ve ciddi tablosu hamile bayanların kızamıkçığa
yakalanması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Hamileliğin erken
dönemlerinde kızamıkçığa yakalanılırsa bebekte körlük,sağırlık,beyin
gelişimi bozuklukları ve zeka geriliği ,kalp bozuklukları,hatta
düşükler ve ölü doğumlar görülebilir. Bu nedenle tüm kadınların hamile
kalmadan önce bir kan testi ile kızamıkçık geçirip geçirmediğinin
tespit edilmesi gerekmektedir. Eğer hastalık daha önce geçirilmediyse
tüm bayanların kızamıkçık aşısı ile aşılanmaları ve 3 ay süreyle hamile
kalmamaları tavsiye edilmektedir. Aşılanan kişilerin %98'i bu hastalığa
karşı yaşam boyu korunmaktadırlar.
Kızamıkçık Aşısı
Hastalık yapan bu üç virüsün zayıflatılması ve hastalık yapıcı
etkilerinin ortadan kaldırılması yoluyla geliştirilen üçlü
kızamık,kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı,yıllardır tüm dünyada
güvenle kullanılmaktadır.
Bebekler anne karnındayken annenin bu hastalıklara karşı oluşturduğu
bağışıklık cisimciklerini ( antikorlar) almakta ve bu şekilde yaşamın
ilk aylarında doğal olarak korunmaktadırlar. Ancak,anneden geçen bu
antikorların yavaş yavaş ortadan kalkması nedeniyle bebekler 9. Aydan
itibaren korunmasız olarak kalabilmektedir. Bu nedenle tüm bebeklerin
9. Aydan itibaren mutlaka bir doz kızamık aşısı almaları gerekmektedir.
Kızamık,kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı,eğer bebeğe 9. Ayda kızamık
aşısı yapılmadıysa 12. Aydan itibaren uygulanmalıdır. Fakat 9. Ayda
kızamık aşısı uygulanmışsa kızamık,kızamıkçık ve kabakulak karma
aşısının yapılma zamanı 15. Ay olmalıdır. Kızamık. Kızamıkçık ve
kabakulak karma aşısı olan bebeklerde ,nadiren aşıdan 5 ile 12 gün
sonra hafif ateş ve bazı hafif deri döküntüleri olabilmekte ve bu
belirtiler tedaviye gerek kalmadan 1-2 günde kendiliğinden
iyileşmektedir. Bu bebeklere doktor tavsiyesiyle bir iki gün süreyle
ateş düşürücü şurup ya da fitil verilebilir . Kızamık. Kızamıkçık ve
kabakulak karma aşısı ,bu hastalıklardan herhangi birini geçirmemiş
erişkinlere de uygulanabilir. Aşı yapılacak kişinin örneğin önceden
kabakulak geçirmiş olması,bu üçlü karma aşının yapılmasını engelleyici
bir neden değildir. Sadece hamilelere uygulanmaması gerekir.
|
|
|