Aşırı sıcaklardan korunma
Avşa Adası bu yaz sıcak geçeceğe benziyor. Avşa adasına geldiğinizde kendiniz ve aileniz için aşırı sıcaklardan korunma önerilerini okumalısınız.

Normal vücut ısısı 37 °C’dir. Çok sıcak havalarda ve rutubetin arttığı durumlarda vücut ısısı, 40-41 dereceye kadar yükselebilir. Normal vücut ısısı, çeşitli mekanizmalarla sabit tutulmaya çalışılır. Vücudun ısı düzenleyici mekanizmaları sayesinde belirli ısı değişiklikleri oldukça iyi tolere edilir. Ancak, vücut başa çıkabileceğinden fazla sıcağa maruz kalırsa hastalıklar oluşabilir . Aşırı sıcağa maruz kalan kişilerde, beyindeki ısı ayarlama merkezinin fonksiyonu bozulur , acil ve ciddi sağlık sorunları ortaya çıkar. Bu sorunlar :

1. Sıcak krampları
2. Sıcak bitkinliği
3. Sıcak çarpmasıdır

SICAK ACİLLERİNİN NEDENLERİ

1. Vücutta ısı artışına neden olan etkenler:
• Fiziksel uğraşlar ( antrenman, toprakla uğraşmak, inşaatta çalışmak vb )
• Enfeksiyon nedeniyle vücut ısısının yükselmesi
• Hipertiroidi
• Ajitasyona neden olan ruhsal durum
• Amfetamin ve kokain kullanımı

2. Isı emilimini artıran etkenler:
• Kapalı ve havasız sıcak yerlerde bulunmak
• Sıcak yerlerde çalışmak ( fırın, çelik fabrikası, tarla vb )

3. Isı kaybını önleyen etkenler:
• Yüksek sıcaklık ve yüksek nem oranı
• Şişmanlık, Şeker hastalığı
• Alkolizm ( Alkol, vazodilatasyona –damarlarda genişleme- neden olur. sonucunda vücut ısısı yükselir. Sıcak havada bu durum sıcak hastalıklarına, hatta ölüme neden olabilir.)
• Terleme yeteneğinin bozulması
• Bazı hastalıklar (Kistik fibrozis, deri hastalıkları )
• Kalın giysiler
• Bazı ilaçlar ( Diüretikler , Trankilizanlar, bazı Antihistaminikler , Betablokerler )

4. Vücudun, yükselen ısısını düşürmek için gösterdiği tepkiyi bozan etkenler:
• Dehidratasyon (ishal, kusma, aşırı terleme gibi nedenlerle aşırı sıvı kaybı)
• Hipokalemi (Potasyum kaybı)
• Kalp hastalıkları
• Geçirilmiş nöbet veya merkezi sinir sistemi bozuklukları (Parkinson hastalığı gibi)

5. Yaş:
• Yeni doğan bebekte ısı düzenleyici mekanizmalar henüz gelişmediğinden terleme gerçekleşemez.
• Yaşlılarda susuzluk hissi azaldığından kaybedilen sıvı yerine konamaz. Ayrıca çeşitli hastalıklar ve ilaç kullanımları yaşlılarda sıcak acillerine yatkınlık artar.

YÜKSEK ISIYA KARŞI VÜCUDUN GÖSTERDİĞİ FİZYOLOJİK TEPKİ

Dış ortam ısısı ve nem oranının çok yüksek olması halinde, vücut bazı fizyolojik tepkiler gösterir :

1. Derideki ısı algılayıcılar algıladıkları ısıyı beyne iletirler, beyindeki sempatik merkez baskılanır ve damarlar genişler (vazodilatasyon). Vücut ısısı , terleme ve diğer düzenekler yoluyla düşürülür.
2. Ciltteki vazodilatasyon nedeniyle damar sisteminde dolaşan kan hacmi azalır. Dolaşan kan hacmini aynen korumak için kalp atım sayısı artar (taşikardi). Vazodilatasyon uzun süre devam ettiğinde vazomotor kontrol tamamen kaybolur. Periferdeki damarlarda göllenme olur ve hastada nörolojik şok tablosu görülür.
3. Ciltte ve uç organlardaki dolaşımda kan miktarı arttığı için, iç organlara ve beyne giden kan miktarı azalır. Yetersiz kanlanma nedeniyle, beyin vücut ısısını düzenleyemez , tepki olarak baş ağrısı, halsizlik, düşüncede dağınıklık ve ruhsal dalgalanma görülür.
4. Beyin, vücuttaki ısı üretimini azaltmak amacıyla, kasların az çalışmalarını sağlar (sıcak havalardaki tembelliğin nedeni)
5. Eğer, kişi terliyorsa, deri yoluyla aşırı miktarda sodyum, klor ve diğer elektrolitler kaybedilir. Sonuçta kas krampları ve dehidratasyon meydana gelebilir.

SICAK KRAMPLARI
Sıcak krampları genellikle alt ekstremitelerde ve/ veya karında görülen kas ağrılarıdır. Sebebi aşırı terleme ve buna bağlı tuz kaybıdır. Genelde fiziksel durumu iyi olan kişilerin sıcak ve nemli havada iş veya egzersiz yapmaları sonucu görülür. Kişi aşırı terleme sonucu su ve tuz kaybeder. Susama nedeniyle su içtiğinde, su kaybını yerine koyarken tuz kaybı yerine konmadığından kişide hiponatremi (tuz eksikliği) gelişir. Sonuç olarak da kramplar meydana gelir. Sıcak krampı tedavi edilmediğinde, sıcak bitkinliğine dönüşür.

Belirtileri:

• Parmaklarda, kollarda, bacaklarda ve karın kaslarında kasılmalar; kramp tarzı ağrılar
• Bulantı, kusma
• Kan basıncında düşme, hızlı nabız
• Normal vücut ısısı
• Terleme nedeniyle nemli ve soluk bir cilt
• Kişinin bilinci açıktır.

Acil Bakım:

• Hasta serin ve gölgelik bir ortama alınır ve dinlenmesi sağlanır.
• Bulantısı yoksa ve kendisi içebilecek durumdaysa,
bir veya iki bardak tuz içeren sıvı verilir. Örneğin, ½ çay kaşığı tuz ilave edilmiş su yada ayran verilebileceği gibi, sodyum içerdiği için limonata da verilebilir. Yavaş içmesi önerilmelidir.
• Kramp girmiş kasa masaj yapılmaz.
• Sıcak krampı geçiren kişi(özellikle sporcular) en az 12 saat ağır hareket/antrenman yapmamalıdır. Aksi halde sıcak bitkinliği veya çarpmasına dönüşebilir.

SICAK BİTKİNLİĞİ
Sıcağın etkisiyle meydana gelen damar genişlemesiyle uç organlarda kan göllenmesi ve terleme sonucu dolaşan kan hacminde azalma başlar. Azalan kan dolaşımı nedeniyle merkezi sinir sistemi yeterince kanlanamaz ve sıcak bitkinliği tablosu ortaya çıkar.

Genellikle aşırı sıcak ve nemi yüksek ortamlarda çalışan kişilerde görülür. Dehidrate (sıvı kaybı olan), yaşlı ve yüksek tansiyonlu kişilerde yatkınlık fazladır. Yaşlılarda, susama hissi yaşla orantılı olarak azaldığından, terlemelerine karşın az su içerler. Hipertansiyonlularda ise, aldıkları ilaçların etkisiyle elektrolit ve sıvı kaybı yatkınlığı artar.

Belirtileri:
• Senkop ( bayılma )
• Baş ağrısı, halsizlik, baş dönmesi, bulantı
• Aşırı terleme sonucu soluk ve nemli deri
• Düşük- normal veya yüksek vücut ısısı
• Hızlı ve zayıf nabız, düşük kan basıncı
• Hafif oryantasyon bozukluğu
• Hızlı ve yüzeysel solunum

Acil Bakım:

• Hasta serin ve gölgelik bir ortama alınır. Giysileri çıkartılır. Sırt üstü yatırılarak bacakları yükseltilir
• Eğer hastanın ateşi yüksekse, ılık suya batırılmış süngerle vücudu ıslatılabilir, ıslak çarşafa sarılabilir, vantilatörle veya klima ile soğutulabilir . Aniden ısı düşürmeye gerek yoktur o nedenle iki soğutma işlemi bir arada uygulanmamalıdır
• Tuz içeren içeceklerle (ayran, limonata vd.) eksilen su ve tuzu dengeleyin
Hastanın hastaneye götürülmesi gereken durumlar :
• Bilinç kaybı varsa veya bulantı nedeniyle içemeyecek durumdaysa
• Kişide kalp-damar hastalığı varsa, hastaneye götürülmelidir

SICAK ÇARPMASI
Tüm sıcak acilleri içerisinde en ölümcül olanıdır. Çünkü vücudun ısı düzenleyici mekanizmaları bozulmuştur. Isı düzenleyici mekanizmanın bozulması sonucunda vücut ısısı tehlikeli şekilde yükselir. 41 ° C ye kadar ulaşan ısı, beyin hücreleri ve kan damarları başta olmak üzere hücrelerde hasara neden olur. Ölüm oranı % 25 civarındadır. Her yaştaki bireyde görülebilir. Sıcak çarpması etkilediği iki farklı grup nedeniyle ikiye ayrılabilir:
1. Klasik ( pasif ) sıcak çarpması: Genellikle sıcak hava dalgalarında görülür. Çok yaşlı, çok genç veya güçsüz kişiler; kronik hastalığı olanlar ( diabet, kalp yetmezliği vd ), alkolikler, diüretik ve trankilizan kullananlar etkilenirler. Sıcak havanın etkisiyle meydana gelen aşırı terleme ve dehidratasyon sonucunda klasik sıcak çarpması görülür.
2. Egzersize bağlı sıcak çarpması: Genellikle genç ve sağlıklı kişilerde ( atlet, asker gibi ) görülür. Aşırı sıcak ve nemli havada egzersiz yapıldığında, özellikle dış ortamın ısısı vücut ısısına yaklaşmış ve nem oranı % 60 civarında seyrediyorsa sıcak çarpması meydana gelir.

Belirtileri :

• Çok yüksek ateş (40-41 derece)
• Hızlı ve değişken nabız, hızlı solunum
• Kuru ve kızarık cilt
• Terleyememe
• Halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, kusma, bulantı
• Algılama ve koordinasyon yeteneğinin azalması,
• Konfüzyon ( zihin karışıklığı ), deliryum ( huzursuzluk, taşkınlık ), koma (şuur kaybı, derin uyku hali) gibi sinir sistemi bulguları
• görme netliğinin bozulması, göz çukurlarının belirginleşmesi

BU BELİRTİLER ORTAYA ÇIKAR ÇIKMAZ DOKTOR ÇAĞRILMALIDIR !!!

Acil Bakım:

• Hastanın solunumu kontrol edilir (gerekirse hava yolu açılıp suni solunuma başlanır) Soluk yolunun açıklığı ve devamlılığı sağlanır
• Hasta serin ve gölgelik bir ortama alınır.
• Üzerindeki giysiler çıkartılır.
• Başı yükseltilir.
• Bilinci kapalı ise yan yatar pozisyon verilir.
• Hasta acilen ve hızla soğutulur.
Bunun için iki soğutma yöntemi birden kullanılır:
a. Hastanın vücudu ılık musluk suyu ile silinir veya bu suda ıslatılmış havlu ya da çarşafla sarılır.
b.Varsa vantilatör veya klima çalıştırılır, ya da kapı pencere açılarak cereyan yaptırılır.
• Vücut ısısı 39° C dereceye düştüğünde soğutma işlemlerinden birine son verilir. Ve ateş düşene kadar sadece bir soğutma işlemi uygulanır.
• Vücut ısısını birden bire 37° C ye düşürürseniz ısı düzenleme mekanizmalarını bozar ve ölüme neden olabilirsiniz, o nedenle bu konuda dikkatli olun.
• Elinizde buz paketleri varsa, hastanın koltuk altlarına, kasıklarına, boynuna ve başına küçük havlulara sardıktan sonra konabilir.

HASTA ACİL OLARAK HASTANEYE GÖTÜRÜLMELİDİR

ATEŞ (FEVER, PYREKSİA)
ATEŞ, genellikle vücudun, mikroplara (pirojenlere) karşı bir tepkisidir. Vücutta çoğalmaya çalışan hastalık yapıcı mikroplar karşısında beyindeki ısı merkezi, vücut ısısını yükselterek hem mikroorganizmalar için hoş olmayan sıcak bir ortam oluşturur hem de bağışıklık sistemini uyarır.

ACİL BAKIM:
• Hastanın ateşinin sıcak acillerine bağlı olmadığını, mikrobik bir ateş olduğunu anladığınızda 38°5 C kadar herhangi bir müdahale yapmayın. Sadece üzerinde fazla giysiler varsa çıkarın ortamın ısısını hafif düşürün ve hastaneye nakledin.
• Titreme ısı üretimini artıracağından, titremeye neden olacak soğuk uygulamalardan kaçının (evde iseniz, 35-36°C suda banyo aldırılabilir).

AŞIRI SICAK HASTALIKLARINDAN KORUNMA
Özellikle yaz aylarında , sıcak hava dalgalarının yoğun olduğu dönemde çalışırken, kendinizi serin tutacak önlemler almak zorundasınız. İşte size birkaç ipucu:

• Zorunlu olmadıkça, güneş sıcaklığının en belirgin olduğu 11.00-15.00 saatleri arasında dışarıya çıkmayın. Çocuklar, yaşlılar, kalp ve şeker gibi kronik hastalığı olanların buna özellikle dikkat etmeleri gerekir.
• Açık renkli, vücudu sarmayan rahat giysileri tercih edin. Bu tip giysiler güneş ışınlarını yansıtır, terlemeyi engellemez ve rahatlık sağlarlar.
• Serin yerlerde durun. Ani ısı değişikliklerinden kaçının. Örneğin, çok soğuk klimalı bir ortamdan çok sıcak olan dış ortama sık sık girip çıkmayın.
• Günlük sıvı gereksiniminizin üstünde sıvı alın. Şekerli ve alkollü içeceklerden sakının. Aşırı sıcaklarda iş saatleri dışında bile alkollü içeceklerden sakının.
• Bol sıvı ve mineral içeren içecekler tüketin.
• Kalp hastalığı veya hipertansiyonu olup tuzsuz diyet alan kişiler dışında gıdalarla tuz alımı arttırılmalıdır. Tuz kısıtlaması olanlar ise sıvı ve tuz kaybı yönünden çok dikkatli olmalıdır. (Susamamış olsanız bile sık sık su için çünkü susamak vücudunuzun su ihtiyacını belirten güvenli bir işaret değildir.)
• Hafif yemekler, sulu yiyecekler (meyva, salata, çorba vb.) tercih edin. Yağlı ağır yemeklerden ve tıka basa yemekten kaçının
• Baş ağrısı, halsizlik, kramp, bulantı gibi sıcak çarpması belirtilerine karşı uyanık olun
• Sık sık duş yapıp serinlemeye çalışın
• Kapalı ve park edilmiş araç içinde hiçbir canlı (bebek veya evcil hayvan) bırakmayın.
• Dışarıda aktif olarak çalışmanız gerekliyse, mümkün oldukça güneş altında korunmasız kalmamaya, ağır eforlardan kaçınmaya ve sık sık, bol bol tuzlu ve sıvı gıdalar almaya dikkat edin

Uz. Dr. Sinan Budak

Kaynak: http://www.ailemax.com

 
Avşa Villa Biroğlu
Avşa Ömer Kaptan